Sanat, insan deneyiminin ilk yaratıcı alanıdır. Bu alan, diğer yaratıcı deneyimleri olanaklı hale getirdiğinden, içerisinde olası bilimi, felsefeyi, tarihi taşıyan tohumların büyüyüp yeşereceği ilk toprağı oluşturur.
Çünkü soyut bir fikri somut bir hale taşımakla insan, kendi doğasının gereğini yerine getirmekle kalmaz, yine kendini tanımanın bin değişik yolunun sadece, buradan, yani yaratma deneyiminden geçtiğinin sağlamasını da yapar.
Sanat öncelikle düşünsel soyutlamanın ilk bahçesidir. Sağladığı olanaklar her anlamdaki insan bilgisinin meydana gelmesine kapılar açar. İnsanın sahip olduğu potansiyellerine ulaşmasındaki katkı ilk elden bir olguya teslim edilecek olsa, bu en başta sanat olabilir.
Devamını okumak için linke tıklayın