Dergah

Işığı söndü içimdeki odaların, sahipleri çıkıp gittiler, ilgilerini, sevgilerini bavullarında taşıdılar giderken. Uğurladım tebessümle onları, geriye kirli çarşaflar, baş uçlarında yarısı içilmiş su bardakları bıraktılar.  Bakakaldım arkalarından. 

İçlerinden geçeni bilmek istedim, sarılıp, öpmek istedim alınlarından, ellerinden tutmak istedim son defa. Gözyaşları benim için değildi bildim.

Dualar ettim yolları için, gidişleri, varışları, buluşları, sevişleri için. 

İçinde benim olmadığım, her yerin cenneti olduğuna emindiler gittikleri yere doğru atarken adımlarını.

Geçmişi bırakışlarının hafifliği nefeslerinde yüzüme çarptı,gösterdikleri tahammül sınırlı,gözleri kurtuluşlarında ,yeni  geleceklerine koşarak  gittiler.

Ayak seslerini geç işitmişliğin, kendi sesimden başka ses duyamamışlığın şoku geçince,dayanma gücü yerini aldı. Zaten başka ca da bir şey gelemezdi elimden.

Sanıyorum böylesine adanmış bir ömür sonunda ,çıkmaz bir sokaktan ,bana geri adımlatacak  geldiğim bütün yolu ,eli kolu dolu yürüttüğü bu yolda ,şimdi boş ceplerime sokturarak yollayacak geriye beni.

Bir denklemi olmalı yinede hayatın içinde gelinen bu halin,suç,suçludan ,merhamet, nankörlük,hakediş,sevgi ve haktan gayri.

Niyesini anlamaya gayretim yinede denklemin çözümüne tek başına yeter değil, bende onun yerine  buraya gelmeyi hiç beklemediğim ile yüzleşiyorum sessizce.

Hayat ,unutturuyor,doğru diye bildiklerini, sen kendi yarattığın hikayenin eşsiz olduğu fikriyle mutlu mesut yaşarken, bir klişede başrol oynadığından bihaberken üstelik, seni seyrediyor sanki.

Sen bütün işaretleri okuduğuna tam artık eminken de ,hiç bir şeyin sana ait olmadığı gerçeğini  göstermek için,sadece maddede, hatta insanda değil,bazen durumda dahi imtihan edi veriyor aniden seni.

O zaman sormak istiyorum, sahip olduğun, yarattığını düşündüğün şey, iyilikle bile olsa ,o ‘ben yaptım’ kibrine düştüğün için mi? herşeyi canı gönülden yapmaya çabalamış iken bile ,sırf bu altta çalışan kibir yüzünden mi ,kurduğun denklemi sıfırla çarparak sana gösteriyor.

Sadece olanın olmasına izin vermek,sahip olmaya,oldurmaya  çalışmamak ve  olanı kendinden dolayı oldu diye bile var saymamak işi bu birazda.

Sonrasında da bi gayret ,kabulüne geçip kalkmak ve hazırlamak gönlünün odalarını tekrardan.

Yavaş yavaş  süpürüp yerlerini izlerinin, çerini çöpünü temizleyip, ışığını kendi kendine yakıp, hazır tutmak  her daim.

Dergah misali gelene ve hatta gidene…


Dergah

Işığı söndü içimdeki odaların, sahipleri çıkıp gittiler, ilgilerini, sevgilerini bavullarında taşıdılar giderken. Uğurladım tebessümle onları, geriye kirli çarşaflar, baş uçlarında yarısı içilmiş su bardakları bıraktılar.  Bakakaldım arkalarından. 

İçlerinden geçeni bilmek istedim, sarılıp, öpmek istedim alınlarından, ellerinden tutmak istedim son defa. Gözyaşları benim için değildi bildim.

Dualar ettim yolları için, gidişleri, varışları, buluşları, sevişleri için. 

İçinde benim olmadığım, her yerin cenneti olduğuna emindiler gittikleri yere doğru atarken adımlarını.

Geçmişi bırakışlarının hafifliği nefeslerinde yüzüme çarptı,gösterdikleri tahammül sınırlı,gözleri kurtuluşlarında ,yeni  geleceklerine koşarak  gittiler.

Ayak seslerini geç işitmişliğin, kendi sesimden başka ses duyamamışlığın şoku geçince,dayanma gücü yerini aldı. Zaten başka ca da bir şey gelemezdi elimden.

Sanıyorum böylesine adanmış bir ömür sonunda ,çıkmaz bir sokaktan ,bana geri adımlatacak  geldiğim bütün yolu ,eli kolu dolu yürüttüğü bu yolda ,şimdi boş ceplerime sokturarak yollayacak geriye beni.

Bir denklemi olmalı yinede hayatın içinde gelinen bu halin,suç,suçludan ,merhamet, nankörlük,hakediş,sevgi ve haktan gayri.

Niyesini anlamaya gayretim yinede denklemin çözümüne tek başına yeter değil, bende onun yerine  buraya gelmeyi hiç beklemediğim ile yüzleşiyorum sessizce.

Hayat ,unutturuyor,doğru diye bildiklerini, sen kendi yarattığın hikayenin eşsiz olduğu fikriyle mutlu mesut yaşarken, bir klişede başrol oynadığından bihaberken üstelik, seni seyrediyor sanki.

Sen bütün işaretleri okuduğuna tam artık eminken de ,hiç bir şeyin sana ait olmadığı gerçeğini  göstermek için,sadece maddede, hatta insanda değil,bazen durumda dahi imtihan edi veriyor aniden seni.

O zaman sormak istiyorum, sahip olduğun, yarattığını düşündüğün şey, iyilikle bile olsa ,o ‘ben yaptım’ kibrine düştüğün için mi? herşeyi canı gönülden yapmaya çabalamış iken bile ,sırf bu altta çalışan kibir yüzünden mi ,kurduğun denklemi sıfırla çarparak sana gösteriyor.

Sadece olanın olmasına izin vermek,sahip olmaya,oldurmaya  çalışmamak ve  olanı kendinden dolayı oldu diye bile var saymamak işi bu birazda.

Sonrasında da bi gayret ,kabulüne geçip kalkmak ve hazırlamak gönlünün odalarını tekrardan.

Yavaş yavaş  süpürüp yerlerini izlerinin, çerini çöpünü temizleyip, ışığını kendi kendine yakıp, hazır tutmak  her daim.

Dergah misali gelene ve hatta gidene…

nn

Yazıyı dinlemek isterseniz.

Leave a comment